MUSTAFA SALİM salimhoca@hotmail.com

BEYAZ ÖNLÜKLÜ ÖĞRETMENLERLE EĞİTİMDE ADABI MUAŞERET

19 Eylül 2023 Salı 17:52

Bu yıl okulların açılmasıyla birlikte eğitimle alakalı yapılan bazı düzenlemeler ister istemez gündeme damgasını vurdu. Sonuçta devletten beklenen faydamıza olan her şeydi.

Hükümetimizin Yirmibir yıllık icraatları da bunu gösteriyor. Kanıtı da faydamıza olan ne varsa devlet politikası olarak uygulamış olmalarıdır. Bu tespiti bir çırpıda dillendirmek kolay olsa da hükümetin milletimizin menfaatine dönük her icraatı, vesayet geleneğinden geldiğimiz bir takım engellemeler sebebiyle  bir haylice zor oldu elbette ki bu zorluğun nihai baskısını da 15 Temmuz’da hep beraber görüvermiştik.

İnsan doğası gereği olaylara kendi penceresinden bakar. Haliyle  eğitim alanına getirilen yeniliklere de yine değişik pencerelerden bakanlar olacaktır. 

Bilindiği üzere; Sınıf geçme/Sınıf tekrarı, Sınavların biçimi, Devamsızlık, Açık liseye geçişlerin keyfiliğine son verilmesi gibi hususlara ek olarak;

Öğretmenlerin beyaz önlük giyinmeleri ile öğretmen alımlarında kırkbeş dakika sürecek mülakaat uygulamasının getirilmesiydi.

Ayrıca Sayın Bakanımızın okulların açılmasından çok önceleri gündeme getirdiği kız liseleri konusuydu.

Eğitimle ilgili söz konusu yeniliklere baktığımızda millî ve manevî değerlerimizle örtüşen, akıl ve bilimle çelişmeyen hususlar olduğunu rahatlıkla görebilmekteyiz. “Kim, hangi zaviyeden bakar” kısmı doğrusu pek de ilgilendirmiyor sağduyulu insanımızı. Biz millet olarak bünyemize uygun olan bir eğitim modelinin peşindeyiz. Bizim eğitim modelimizin özünü ise millî ve manevi değerlerimiz teşkil eder. Batının eğitim sistemini incelerken belki de ıskaladığımız en önemli husus burasıdır. Çünkü Batının akademik becerileri sunmasındaki başarısı kendi toplumsal gereksinimlerine göre bir eğitim sistemini uygulamaktan kaynaklanmaktadır. 

Hatırlanacağı üzere ilgili Kanundaki değişikliklerle kamuoyunda 4+4+4 düzenlemesi olarak bilinen eğitim sistemindeki yenilikler 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlandı. Bu uygulama ile imam hatip ve kur’an kursları önündeki engeller kaldırılmış ve böylece milletin inancını baskılama zulmüne son verilmiş oldu. Bu değişikliğin getirdiği kazanımlarının yanı sıra belki de gözden kaçan tek kusuru sınıf tekrarının kaldırılmış olmasıydı. Bu da ilerleyen süreçte öğrenci üzerinde olumsuz etkiler bırakan sorunlar yumağı haline geldi. Puanlı okullarda okuyan öğrencilerde bu sorunlar pek göze çarpmazken diğer okullarda eğitim gören öğrencilerde sayılmayacak kadar sıkıntılara yol açtığı herkesin malumudur:

Bir kere okumak istemeyen ancak sanat, zanaat, ticaret ve tarım alanında büyük başarılara imza atacak bir çok yeteneği bu şekilde heba etmiş,
Bir yandan da bu okullarda okumak isteyen öğrencileri engellemiş oluyorduk.

Sınıf tekrarının uygulanmasıyla okuyup okumayanlar birbirlerinden ayırt edilerek el becerisi yüksek olan çocuklarımız çalışacakları alanlara yönlendirilirken akademik yeteneği olanlar da eğitimlerine devam etmiş olacaklar.
Sınıf tekrarı özü itibariyle eğitimin bir eleme işlevidir. Yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlayacak bir düzenlemedir. 

Bu düzenlemede;

Üst sınıfın belirlenmesinde bugüne kadar geçerli olan 50 başarı puanı sınıf geçmek için yeterli olmayacak.

Ders ortalaması 50 olan öğrencilerden en fazla 3 dersten başarısız olanlar, sorumlu olarak bir üst sınıfa geçebilecek ve liselerde 4 ders ve üzeri zayıfı olan öğrencilerse sınıf tekrarı yapacaktır. 

Bu sınıf tekrarı örgün eğitimi istemeyen öğrencilere yaygın eğitime geçişte açık liselerin kapılarını açmış geçerli bir neden olacaktır. 

Liselerde sınavlar, test usulü ile değil yazılı yoklama şeklinde yapılacak.

Devamsızlık ve başarısızlık nedeniyle sınıf tekrarı riski taşıyan öğrencilere yönelik de bir takım çalışmalar gerçekleştirmek amacıyla "önleme, müdahale ve yönlendirme komisyonu” kurulacaktır. 

Önlem çerçevesinde art arda 2 gün özürsüz devamsızlık yapan öğrencinin durumu velisine bildirilecektir. Devamı teşvik adına da  özürsüz olarak yapılan her bir devamsızlık günü için öğrencilere, 1 saat fazla sosyal sorumluluk çalışması yaptırılarak bu hususta önlem alma yoluna gidilecektir.  Hatta tüm müdahalelere rağmen devamsızlık süresi özürsüz 10 günü, toplam 30 günü aşan öğrenciler, ders puanları ne olursa olsun başarısız sayılacaktır. 

Sosyal medyanın gençlerimizi okumadan alıkoyması tehlikesine karşılık Türk dili ve edebiyatı dersi sınavları dinleme, konuşma, okuma ve yazma olmak üzere yazılı ve uygulamalı olarak yapılacaktır.

Diğer taraftan öğretmenlerin beyaz önlük giymelerine yönelik düzenleme ise başlı başına bir yenilik ve taktir toplayan bir uygulama oldu.
Önlük aslında bir ciddiyetin simgesidir. Şöyle ki hatırlanacağı üzere mini etekli bir öğretmenin yetişkin öğrenciler karşısında ders anlatmasının resimlenerek sosyal medyaya düşen bir haberi üzerine yapılan yorumlarda, öğretmenlerde  böyle bir kıyafetin kabul edilemez olduğu dile getirilerek toplumsal çözülmenin ne denli tehlikeli boyutlara vardığının altı çizilmiş  ve millet olarak bu tür davranışların asla kabul edilemeyeceği;

Yine milletin haklı olarak ifade etmeye çalıştığı gibi dövmesi olan tiplemelerin de öğrenci karşısında rol model olma noktasında tehlike arz edebileceği vurgulanmıştı.

Eğitimin ne denli önemli bir alan olduğu hepimizin malumudur. Geleceğimizin teminatı olan nesillerin yetiştirilmesinde saygın bir meslek olması hasebiyle mesleğin onuruna yakışır çevre ve mekanlar kadar eğitmenlerin yine mesleğin onuruna yakışır tutum ve davranışları da bir o kadar önemlidir. Kılık ve kıyafet bunun en somut örneğidir. Din görevleri, akademik çevre, sağlık çalışanı ve yargı mensuplarının mesleklerinin ciddiyetini göstermesi adına giyindikleri cübbe ne kadar gerekliyse, öğretmenlik mesleğinin ciddiyeti gereği eğitimcilerimizin giyineceği beyaz önlükler de en az bu kadar önem arz eder. Bu uygulamayı tavsiye etmesi bile başlı başına bir açılım olup bundan  dolayı sayın Bakanımıza ne kadar teşekkür edilse az olur diye düşünüyorum.

Sayın Bakanımızın dile getirdiği diğer ve bir o kadar önemli bir konu da kız liselerinin açılması gerektiğine yaptığı vurgudur. 

Bu konunun temelini karma eğitimi oluşturmaktadır. Bu konuyla ilgili daha önce yine bu köşemde detaylı bir yazı yazmıştım.( https://kamuexpress.com/makale/karma-egitimin-cikmazlari-1572) Bugün batının birçok ülkesi, bilimsel yönden mahzurlu olduğuna değindiği karma eğitimden aşamalı olarak vazgeçmektedir. Bu vazgeçişler kesinlikle ideolojik temelli değildir. Ne dini ne de gayri dini olmanın bir gereği hiç değildir. Tamamen akla ve bilime uygun olmayan karma eğitimden vazgeçilmesinin gerekli oluşu bugün ciddi ciddi tartışılıyorken kız ve erkeklerin aynı ortamda okumalarında ısrar etmek pek makul bir tutum değildir. Bu çerçevede konu ele alındığında kız okullarının açılmasının gayet normal ve gerekli olduğunu görürüz.

15 Temmuz hain saldırının akabinde güvenlik gerekçesiyle öğretmen alımlarında uygulanan mülakaatların yeni bir düzenleme çerçevesinde KPSS puanı ve mülakaatta verilecek puanların %50 oranında değerlendirmeye tabi tutulması da yine kayda değer bir adım olarak görüldü.

Eğitim öğretmen, öğrenci ve veli üçgeninde seyreden bir süreçtir. Getirilen düzenlemeler her üç kesimi de ilgilendirmektedir. Öğretmen ve öğrenciye yönelik getirilen yenilikler veli memnuniyetini de beraberinde getirmek zorunda. Gördüğümüz şu ki önceden bazı uygulamalardan rahatsızlıklarını dile getiren velilerimizin ekserisi getirilen bu yeni yaptırımlardan memnun olduklarını ifade etmekteler.

Adabı Muaşarat dersinin seçmeli değil de mecburi bir ders halşne getirilmesi veli memnuniyetini daha da artıracaktır.

Osmanlı eğitim sisteminde:
Dinlemeyi,okumayı, konuşmayı, iletişimi, helal ve haramı öğretirken  adabı muaşerata bir ayrı önem verilirdi. Edep kurallarını öğretmek akademik bilgiyi öğretmekten önce gelirdi. İlim meclislerinde bilgiden önce ‘illa edep’ deyişimiz eğitimimizin temelini oluştururdu. Hocalar, öğretmenler, ilim adamları adabı muaşeret kurallarını bilip öğrenmesi bir zorunluluktu. Liyakat, beceri veya irfan sahibi ilim nakletmekle veya ezberletmekle değil adabı muaşeret kurallarını öğretmekle başlar. Helal ve haramı öğretmeyen eğitim yuvaları liyakatli ve irfan sahibi insan yetiştirmezdi Osmanlı eğitim sisteminde. Bu bağlamda bir ve dördüncü sınıflarda öğrenciye bilgisini ölçen dönemlik sınavlar yerine öğrencinin yıl boyu gösterdiği performansının dikkate alınarak değerlendirmeye tabi tutulacak olması söz konusu yenilikler arasında...

Benliğimizi yansıtan değerlerin hakim olduğu bir eğitim sistemi elbette faydalı olacaktır.
İşin başı besmele ve sonu hamdele olsun istiyoruz.

Mustafa Salim
19 Eylül 2023, Ankara

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
Tahir Çelebi
Yapılan yenilikleri kesinlikle destekliyorum. Özellikle kız liseleri hemen açılmalıdır. Yazının zerafeti için de teşekkür ederim üstat.